Gelecegimin resmini ciziyorum
hergün senden uzak.
Icinde ikimizi görüyorum,
suskun ve sakin,
yan yana,
el elle gidiyoruz;
Su dünyanin kurallarina takmadan
bakiyoruz ayni yollara,
yürüyoruz.
Gülümseyrek acilara
imkansizliklara,
el elle,
bana güc veriyorsun.
Ruhumun ta dibine iniyor
gülüsün.
Gözlerinde,
o ilk günden beri gördügm isik,
duruyor gibi.
Hala aynisin.
Sevdigm gibi.
Ve duruyorsun öyle.
Ve bende duruyorum öyle,
seninle.
Ayni yolda,
ayni sehirde,
ayni sokaklarda,
yürüyoruz.
Ayni anda cekiyoruz
günesin sicakligni icimize,
ve anliyoruz ki,
gercekten mümkünmüs,
yasaklari delmek,
inanclarinin arkasinda durmak,
ve sevmek.
Herseye ragmen,
seninle olmak.
Ve öyle duruyorum
senden uzak,
elimde bir firca,
önümde bos bir kagit.
Cizmeye calisiyorum gelecegimi.
Korkuyorum ama,
bos hayallerden.
-Selin-
Senin
için yasak dediler… -Yasaklar çiğnenmek içindir
dedim.
Senin için imkansız dediler… -Önemli olan
imkansızı başarmak dedim….
Senin için olmaz
dediler… -Dünya da olmayacak şey yok dedim.
Senin için
zor dediler… -Kolay olsaydı değeri olmazdı dedim.
Onda
bulduğun nedir ki dediler… -Herkeste arayıp bulamadığım
dedim.
Senin için o ne dediler… -Hayattaki gülen yüzüm
dedim.
Ona öyle nasıl bağlandın dediler… -Ben değil
o ”bağladı” dedim.
Oda senin gibi sevdimi dediler… İşte
cevap veremediğim tek şey buydu. Eğer bunu bilmiyorsan vazgeç
dediler…
-”Vazgececek olsaydım sevmezdim” dedim….
CAN
YÜCEL
Ne
kötüdür; insanın aklıyla yüreği arasında çaresiz kalması.
Ne kötüdür; an kadar yakın, bir asır kadar uzak olması.
Nazım Hikmet
|
Onurunla,
kimliğinle ve beyninle
yaşayacaksın. Üreteceksin,seveceksin, sevileceksin,inançlarının arkasında
duracaksın, Sevgilerin karşılıksız, yardımların gizli
olacak. Seni attan , ottan ayıran özelliğin farkına
varacaksın. Çünkü sen insansın.
Bir
ip olsaydı üstünde yürürdüm Bir ip olsaydı... El
olsaydım uzanırdım Bir el olsaydı üşümezdim...
Kimim
belli değil girdaptayım Kimim belli değil kayıptayım Bir
ilk olurdu şaşırırdım Dönüş olurdu sebep olurdum Zamanı
aşardım ona tutunurdum Bırakmazdım...
Yangınları
söndüren beni Islansam da söndürmez sular Şimşek çaksa
ne çıkar Ağlar bulutlar bir seni Yangınları söndüren
beni Islansam da söndürmez sular Kaplan olsam ne çıkar
Gücüm getirir mi seni
Bir ip olsaydı yanına gelirdim
Bir ip olsaydı... El olsaydım yetişirdim Bir el
olsaydı boğulmazdım...
-Hande Yener-
İmkânsızlıkları
yaşamak mıdır sevmek, Yoksa severken imkânsız mıdır
yaşayabilmek? Zor mudur gözlerine bakarken sevgiyi görmek, Yoksa
sevgi midir gözlerindeki tek gerçek? ...Kolay mıdır bir anda
vazgeçip gitmek, Yoksa gitmekten vazgeçip, sevmek mi gerek?
Özdemir Asaf
Hayat
bazen öyle insafsız ki
Küçük
bir boşluğundan yakalar
Hissettirmez
en zayıf anında
Seni
ta yüreğinden yaralar
Ellerin
kolların bağlansada
Başında
kasırgalar kopsada
Sen
tüm gücünle karşı koysanda
Seni
acımasız sevdaya salar
Sende
benim kadar gerçekleri görüyorsun
Beraber
olamayız benim gibi biliyorsun
Bir
başka dünyanın insanısın yavrucağım
Sen
kendi dünyanın toprağında büyüyorsun
Haklısın
biraz geç karşılaştık
Oysa
hiç konuşmadan anlaştık
Bazı
şeyler var ki söylenmiyor
Biz
senle sözleri susarak aştık
İnsan
acılarla kıvransa da
Ve
o aşkta bir daha doğsa da
Dünyasını
yeniden kursa da
Düşler
ve gerçekler ayrı ayrı yaşar
Seneler
geçsin, sen beni bil ben seni bileyim istiyorum. Benim olduğun
kadar dostlarının, dostlarının olduğun kadar benim ol
istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp
anlatalım. Yaşayalım ki, öğrenelim hayatı ve destek
çıkmayı. ...Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız. Sen
çok dertlenip, içip arkadaşlarınla eve gelmelisin. Paylaşmalı
ve beraber sıkılmalıyız. Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı
bizi. Yaşayalım ki, paramız olunca sevinelim. Güzel
günlerimizi, evimizde, bir şişe şarap ve pijamalarımızla
kutlamalıyız. Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek. Böylece
yaşamalıyız işte. Sonra çocuklarımız olmalı, Düşünsene
senin ve benim olan bir canlı. Geceleri ağladıkça sırasıyla
susturmalıyız. Sen arada mızıkçılık yapmalısın. Ve ben
söylenerek sıranı almalıyım. Yorgun olduğum için yemek
yapmamalıyım, Söylenerek yumurta kırmalısın. Hava
soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız. Zaman su
gibi akıp giderken, her şey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Her
şeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutluda olsa,
kötüde olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz
olmalı. Saçlara düşünce ya da gidince aklar, Çocukları
güvence altına alıp gitmeli bu şehirden. Kavgasız, her sabah
cinayetle uyanılmayan, sessiz bir yere gitmeliyiz. Geceleri
balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız. Eve
gelip benden kahve istemelisin. Çocuklar gelmeli
ziyaretimize, Geçmişteki hareketli günlerimizi
anımsamalıyız. Öyle sevmelisin ki beni, bu yazdıklarım
korkutmamalı seni, Tebessümler açtırmalı yüzünde. Birgün
bu hayatı bırakıp giderken, Sadece mutluluk olmalı
yüzümüzde Birbirimiz sevmenin gururu olmalı “HERŞEYDE”.
Can
Yücel
|